otobüs
Yazan: tembellikruyasi Mayıs 31, 2007
Çocuk ilk kez bir şehrin tamamını terk ediyordu. Hem de orayı çok sevdiği halde… Ama daha azı, onun zarar görmüş ruhunun tamamen yok olmasına sebep olurdu. Çünkü şehir, öyle çok anıyla doluyduki, çocuk eğer orada kalırsa adım atacak boşluk bulamayacaktı.
Özlemin ne olduğunu anlamaya başladı uzaklaştıkça. Bu his dört bir yandan etrafını kuşatırken, içinde olduğu otobüs camlarını zorluyordu. Çocuk meydan okurcasına yüzünü dışarıya çevirdi. Fakat iki şehir arasındaki yolu, eviyle kalan her yer arasındaki yolu, hızla tüketen, ilerledikçe çocuğun gözünde canavarlaşan otobüsün camının dışında, kendi yansımasından başka hiç bir şey göremedi ki kendisi o an görmek istediği son insandı.
Sonra özlem, otobüsün camlarını patlattı.
masalcı demiş
Her terkedişte hatıralar şehirde mi kalır? yoksa geç de olsa insanın arkasından mı gelir? Ya da zaten hep insanın içinde midir? Gerçekten yolları arşınlayarak kaçabilir miyiz kaçmak istediklerimizden? Belkide gözlerimizi kapatıp bu yolculuğa içimizde çıkarsak önce, otobüsün camları sağlam kalır.Çünkü özlemdir camı kıran, geri dönememe hissi özlemi yaratır. Eğer geri döneceğimizi bilsek camlar sağlam mı kalır yoksa kırılacak cam zaten kırılacak mıdır?
Neden gecenın bir körü bu kadar soru geldi aklıma? Belki uykudan yavaşlamış beynim cevap yerine soru üretiyor tembellikten. Belkide bir şehri arkamda bırakmaya hazırlandığım bu zamanlar da ben de korkar oldum özlemlerden…
Gerçekten özlermiyim bu kara kuru istanbulu?
denememeler demiş
Özlem bir terörist örgütün uyuyan hücresi gibidir. yıllarca unutursunuz varlığını. varlığını birden bire hatırlatır, ortalığı yakar yıkar, gündeminizin tepesine oturur. özlem, sadece almancıların kızlarına verdiği bir isim değildir.