benden bile bağımsız öyküler

bu blog bağımsız öykülerin uyumadığı yerdir

09 Oct 2006 için Arşiv

Kör Bayağ B.3

Yazan: tembellikruyasi Ekim 9, 2006

Sokağın ortasında öylece yatmakta olan genç kızın başına kuşkuyla yaklaşmışlardı. Ne olduğuna dair en ufak bir fikri olmayan iki arkadaşı en çok tedirgin edense kızın anlamsız baygınlığı değildi. Israrla çalmakta olan telefonuydu. Bakmalı mıydılar acaba? Ve sonunda Zaim dayanamadı.

“Bakalım abicim Allah aşkına şu telefona. Belki bi tanıdığıdır kızın yahu”.

“Doğru diyosun yaa” dedi Arif gayet tedirgin ve temkinli. “ Bakalım da anlayalım”.

Telefonu açtı Zaim. “Merhaba” dedi. Karşıdan bir ses gelmeyince devam etti. “Telefonun sahibi olan hanımefendi bayıldı. Tesadüfen bayıldığını gördüm. Yardım edelim dedik ama ayılmadı. Kiminle görüşüyorum ben, yakını mısınız hanımefendinin?”. Cevap olarak hırıldayan bir nefesten başka bir şey duymadı önce. Birkaç saniye sonra ses,

“Kapa çeneni” diye emretti.

Zaim şaşkınlıkla, “Kapa çeneni mi?” dedi. Arif ne olduğunu anlamaya çalışarak, Zaim’e bakıyordu. Telefondaki ses devam etti,

“Söylediklerimi yapacaksınız! Kadının yanındaki çantayı alıp bana getireceksiniz!”. Zaim,

“Getireceksiniz!!” diye tekrarladı. “Getireceksiniz mi? Nereden biliyorsun benim yalnız olmadığı mı ulan sen!!” Çevresine şüpheyle baktı ve devam etti, “Kamera şakası falan mı bu? Hiç hoşlanmadım bundan”. Telefonu kapattı. Arif merakla,

“Ne oldu anlatsana” diye sordu. Zaim,

“Anlayacağız şimdi!!” diyerek yerde yatan kadının yanına çöktü. “Hadi canım kalk da yerine yat!!” Arif’e göz kırparak devam etti, “Madem öyle, sağlı solu çakayım iki tane de kendine gelsin!!” Yavaşça elini kadının yanağına vurdu. Kadının teni buz gibiydi. Zaim hızla elini çekip, ayağa kalktı. Aynı anda telefon tekrar çaldı. Zaim telefonu açtı, yavaşça kulağına götürdü. Hiçbir şey söylemeden bekledi.

“Kadın artık benim işime yaramaz” dedi ses olabilecek en soğuk tonlamayla. Zaim’in aklına ister istemez mezar taşları gelmişti. “Şimdi o çantayı bana getireceksiniz ya da ölene kadar o sokakta kalabilirsiniz.” Arif,

“Oğlum korkutmasana beni, bembeyaz oldun. Ne diyor telefondaki??” dedi. Zaim hızla ona söylenenleri anlattı. Arif “Gidelim buradan” dedi “Karakol şurada hemen, polise haber verelim. Ne yapılacaksa onlar yapsın”. Zaim başıyla onayladı. cep telefonunu kadının çantasına koydu. Kadına dokunmamak için özel çaba harcıyordu. Sonra hızla sokağın başına doğru ilerlediler…

b.1 —- b.2

Yazı kategorisi: Kör Bayağ | » yorum bırak;