Anka
Yazan: tembellikruyasi Temmuz 12, 2006
Ölümcül bir durgunlukla karşıladı olanları. Geçmişin külleri arasından ortaya çıktığını sandığı güzel ankanın, yeniden ve sonsuza kadar yanarak yok olduğunu gören birisi için oldukça sakindi. “İnsan yapacak bir şeyi olmadığını anladığında böyle oluyor demek ki” diye düşündü. Oysa, bu yaşadıkları olursa üzüntüden biterim sanmıştı. Bitmemişti. Görkemli yok oluş sahnesini seyrederken, alevlerin hayatı ve olası geleceği üzerindeki yansımalarını hayranlıkla ve biraz endişe ile fark etti.
Sonra sırtını döndü manzaraya. Aklının ve ruhunun bir kısmı, kaçınılmaz olarak, hep o manzara tepesinde kalacak olsa da, olabilirlikler treni yanından son sürat geçerken, aksi istikamete doğru yürümeye başladı.
Karlı, buz gibi bir havada yavru bir kedi
Nasıl kendi dilinde“Sıcak bir yuva istiyorum” diye bağırır
Ve biz insanlar, bir şey yapmayıp sadece ona acırsak
“Aslında böyle olması lazımdı” diye başlayan her konuşma
İnsanı toz duman içinde bırakır
Olabilirlikler treninin arkasından bakarken
Acıklı acıklı!
Tepeden indi. Arabasına binip, radyoyu açtı. Sevdiği bir şarkının sonunu yakaladı. O an arabanın camının dışında olan bir ilham perisi şunları söyledi. “Şimdi seni yolcu ediyorum sevgilim. Nereye çıktığını kestiremediğim bu dar yolda ilerleyişini seyrederken, arkandan dökecek birkaç damla göz yaşım var. Ama onlar senin çabuk dönmeni sağlamayacak”.
Cam kapalıydı, adam duymadı perinin söylediklerini. Böyle bir öykü hiç varolamadı. Zaten tüm akıllı insanların bildiği gibi varolmayan bir öykü, biten bir öyküden daha iyiydi.
(Ama daha da akıllı insanlar sonlardan korkmazlar ve her zaman denemeye devam ederler. Onlar öyledirler… Biz nasılız sorusuna kendi başıma yanıt verebilmeyi çok isterdim…)
Ossi demiş
aslında hiç bitmeyecek öyküler yazmak lazım.korkularımızın yarattığı ve onunla yüzleşmekten kaçmadığımız.söylediklerimizin duyulduğu ve anlaşılan kelimelerle dolu olan.tabi bu hikayelere gerçekten inanıyorsak…
ruken demiş
“Sıcak bir yuva istiyorum”..
“Süt istiyoruuuuum”..