Yazan: tembellikruyasi Temmuz 28, 2006
Çocuk otobüsünün yanında kalkış saatini beklerken, terminalin gürültüsünü bastırmak için kulağındaki müziğin sesini biraz daha açtı. Yıllarını yollarda geçirmiş biri olarak çevresindeki koşuşturmayı ilgisizlikle izliyordu. Kafası meşguldü…
“Bu şehri, sadece bir süreliğine de olsa, terk ediyorum…” diye düşündü. “Ama sanırım bu sefer özleyeceğim şehri…” Garip bir histi bu ama güzeldi. Gülümsedi…
Sonra Ipod bir sonraki şarkıya geçti. Küçük alet çok doğru bir seçim yapmıştı…
……
Ah yağmur dönerken kara
Şarkılar var falımda
Hepsi sana, hepsi sana, bu gece Ankara*
……
Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Bağımsız öyküler | 2 Yorum »
Yazan: tembellikruyasi Temmuz 18, 2006
Bir aşkın kıvrımlarını düzeltmeye çalışmaktan daha imkansız olan tek şey, bizzat ufkun kendisini yakalamaya çalışmaktır. Çünkü insan bir başkasını ne kadar severse sevsin, onun, kendi istediği senaryoya göre yaşamasını sağlayamaz ve, aynı zamanda, tamamen kendin olmak bir aşkın en büyük düşmanıdır.
Telefonu açtı. Ahizeyi kulağına dayadı ama hiçbir şey söylemedi. Arayanın kim olduğunu biliyordu. Arayan da kim olduğunun bilindiğinin farkındaydı. Suçunu itiraf etmek yerine yakalanmayı tercih eden birisinin kabul etmişliği içinde bekledi. Kadın, yani aranan ki kadınlar asla arayan olmazlar, bozdu sessizliği. Söyledikleri, sessizlikten daha sinir bozucu ve çok daha ağırdı. Adamın düşünceleri kendini savunmak ile boş vermek arasındaki gri alanda dalgalandı. Kadının konuşması bittiğinde, adam biliyordu ki, yaşananların cezasını olası geleceklerini kaybederek ödeyeceklerdi. Sonuçta kendi oyunlarında, rol vermişlerdi birbirlerine ve asla aynı öykünün kahramanları olmamışlardı. Yine de özür kelimeleri döküldü ağzından. Kadın kabul etmedi. Adam da diretmedi.
Kendisi olmak isteyen biri ve diğerinin olmak istediği kişiye tapan bir diğeri arasındaki ilişki gerçek aşk olamaz mıydı peki? Böylece her ikisi de olmak istedikleri kişi olurlarken, taraflar isteklerine ulaşırlar gibi görünürdü sonuçta.
HAYIR efendim, bu gerçek aşk olmaz. Çünkü böyle bir şey doğru olmaz. Gerçek aşk taraflar arasındaki bir anlaşma değildir, bağımsızdır, üçüncü tekil şahısın ta kendisidir.
O zaman gerçek aşka ulaşmak çok mu zordur? Evet zordur ama imkansız değildir. Yerini bile söyleyebilirim size ki daha önce anlatmıştım, ufkun orada bir yerlerde, lanet olası bir kalbin altındadır.
Yazı kategorisi: Bağımsız öyküler | 3 Yorum »
Yazan: tembellikruyasi Temmuz 12, 2006
Ölümcül bir durgunlukla karşıladı olanları. Geçmişin külleri arasından ortaya çıktığını sandığı güzel ankanın, yeniden ve sonsuza kadar yanarak yok olduğunu gören birisi için oldukça sakindi. “İnsan yapacak bir şeyi olmadığını anladığında böyle oluyor demek ki” diye düşündü. Oysa, bu yaşadıkları olursa üzüntüden biterim sanmıştı. Bitmemişti. Görkemli yok oluş sahnesini seyrederken, alevlerin hayatı ve olası geleceği üzerindeki yansımalarını hayranlıkla ve biraz endişe ile fark etti.
Sonra sırtını döndü manzaraya. Aklının ve ruhunun bir kısmı, kaçınılmaz olarak, hep o manzara tepesinde kalacak olsa da, olabilirlikler treni yanından son sürat geçerken, aksi istikamete doğru yürümeye başladı.
Karlı, buz gibi bir havada yavru bir kedi
Nasıl kendi dilinde“Sıcak bir yuva istiyorum” diye bağırır
Ve biz insanlar, bir şey yapmayıp sadece ona acırsak
“Aslında böyle olması lazımdı” diye başlayan her konuşma
İnsanı toz duman içinde bırakır
Olabilirlikler treninin arkasından bakarken
Acıklı acıklı!
Tepeden indi. Arabasına binip, radyoyu açtı. Sevdiği bir şarkının sonunu yakaladı. O an arabanın camının dışında olan bir ilham perisi şunları söyledi. “Şimdi seni yolcu ediyorum sevgilim. Nereye çıktığını kestiremediğim bu dar yolda ilerleyişini seyrederken, arkandan dökecek birkaç damla göz yaşım var. Ama onlar senin çabuk dönmeni sağlamayacak”.
Cam kapalıydı, adam duymadı perinin söylediklerini. Böyle bir öykü hiç varolamadı. Zaten tüm akıllı insanların bildiği gibi varolmayan bir öykü, biten bir öyküden daha iyiydi.
(Ama daha da akıllı insanlar sonlardan korkmazlar ve her zaman denemeye devam ederler. Onlar öyledirler… Biz nasılız sorusuna kendi başıma yanıt verebilmeyi çok isterdim…)
Yazı kategorisi: Bağımsız öyküler | 2 Yorum »
Yazan: tembellikruyasi Temmuz 6, 2006
bir süredir benden bağımsız olduklarından dolayı çevremde olmayan öyküleri size aktaramıyordum. ama yavaş yavaş geri geliyorlar, yakında yine sizlerle birlikte olacaklar :)
Yazı kategorisi: Uncategorized | 1 Yorum »