benden bile bağımsız öyküler

bu blog bağımsız öykülerin uyumadığı yerdir

Ölüm Cezası b.5

Yazan: tembellikruyasi Nisan 18, 2006

————————                       ——————————              ————

 - Buyrun, hoşgeldiniz. Nasıl yardımcı olabilirim- Ya çok fazla yer gezdim hiç bir yerde bulamadım. Bir arkadaşım tavsiye etti sizi. En aranmayan şeyler burada bulunabiliyormuş.“Dehşet”, diye iç geçirdi adam, “bu nasıl bir parıltı, nasıl bir ışık ki kızın yüzünü seçemiyorum.”-         Arkadaşınız doğru söylemiş. Bu dükkandan nice umutsuz insanı mutlu yolladık. “Ne dedim ben”, diye düşündü adam, “kitapların arasında dura dura ben de kitap oldum”. Sonra bir şey fark etti. Karşında duran kız gülümsüyordu ve eskiden dini programların jeneriklerinde gösterdikleri yavaş yavaş açan çiçeklerin görüntüleri gibi gülümseyişinin her anını yavaş çekimde seyredebiliyordu. Dudaklarının hafifçe kıvrıldığını, sonra gül rengi o dudaklarının arasındaki incecik bir çizgide ışıl ışıl çakan dişlerinin beyazlığını gördü. En sonunda da yanaklarında oluşan muhteşem gamzeleri. “Beni o gamzelerin içine gömsünler” diye düşündü.-         Ben İspanyolca öğreniyorum ve bunun için hikaye kitaplarına ihtiyacım var.-         Siz biraz bakının. Ben bilgisayardan bir kontrol edeyim, ne var ne yok.

——————————                          —————--        

-Peki kimi kimsesi yok muymuş bunun başka?

- Var var olmaz mı! Bunlar geniş bir aileymiş aslında ama miras kavgaları falan girmişler birbirine, küsmüşler sonrada.

-   Anası babası nolmuş? Ölmüş mü onlarda?

-  Yok sağ onlar da gitmişler bu şehirden. Benim hanım anlattıydı bir kere. Bu Adam böyle eriyip gitmeye başlayınca anası delirmiş, bir şeyler yapalım diye. O doktor senin bu doktor benim gezmişler. Babası almış yurtdışına götürmüş. Hiç bir şey iyi gelmemiş. Adam bu yukarıdaki evde o ölen kızcağızla kalırmış bazen. Evlenince oraya yerleşeceklermiş. Eşyalar gelirmiş her gün.

-   Eee

-  Kız ölünce Adam da gelmez olmuş ama olanlardan bir kaç zaman sonra bir gece gelmiş Adam. Sabaha anasıyla babası da gelmiş. Çalmışlar çalmışlar açmamış Adam kapıyı. Gürültüye benim evdekilerde çıkmış. Bakmışlar olacak gibi değil kırmışlar kapıyı girmişler içeri, oğlan öldürdü kendini diye. Ama hiç bir şeyi yokmuş. Öylece bir koltukta oturmuş elinde bir resim sessiz sessiz göz yaşı dökermiş. Benim hanım anlatırken bile ağlamıştı bunu. Demiş ki Adam, “Ben artık burada yaşayacam.” Yok mok demişler ama Adam dinlememiş bile. “Çıkın evimizden” diye bağırmaya başlamış deli gibi. Bunlarda napsın, kırdıkları kapıyı kapatıp çıkmışlar evden. Adam üç gün sonra çıkmış evden, bir kaç saat sonra eşyalarıyla dönmüş. Anası da gelmiş sonra. Bizim hanımın kapısını çalmış. “Biz gidiyoruz bu şehirden. Oğlan yukarıda. Size emanet” demiş. Başka da bir şey anlatmadan gitmiş.

-  Hala bilmiyorlar mı nereye gitmişler?

-  Bilmiyorlar!Adam istememiş söylemelerini. Söylerseniz öldürürüm kendimi demiş. Ama yılda birkaç kez gelirler yine de. Başka bir evde kalırlar, Adamı ziyarete gelirler.Tülin, Adama kereviz yemeği yaparken, toz alırken, evine giderken dolmuşta ve gece uyumadan hemen önce Adamın anne ve babasının nerede olabileceklerini düşündü durdu. 

—————————–    ——————————–                       ———————

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>